Yolu biliyordu ve tanıdık bildiği yüzler yoktu artık. Değişmemişti şehir insanları farklıydı, neredeyse başka bir ülkenin dil bilmezliği üzerine yapışıp el yordamı bir şeyler soracaktı.

Yıllar değiştirmişti onun olan her şeyi bir başka mülkiyetlere aktarmıştı. Kendi şehriydi öyle derdi kendi kendine bile ama artık değildi hissediyordu çoktan elinden çıkmış çoktan çekmece diplerinde unutulmuş modası artık geçmiş bir madalyondu kimin hediyesi unutulmuş bir sahiplikle.

Yokuş aşağı ağır ağır inerken kış günleri kayganlığını anımsadı bir anda sokağın, ayaklarını yan yan beşer onar santimlik adımlarla inişini yanından geçen merdivenli çocukların hak etmediğini şimdi düşündüğü kızgınlığını, topuklu ayakkabılarını eline alıp buz gibi yere basarak eve dönüşlerini, ayaklarını kalorifere dayayıp ısıtırken yanan canıyla sızıların büyüklüğünü.

sokak

Döndü sokağına, benim sokağım derdi, bizim hiç olmamış gibi yolu biliyordu ayakları ama binaya yaklaştıkça acemiler gibi yavaşlamışlardı. Okula gitmek istemeyen çocukların sürüklenişi gibi bir kolundan öyle binanın önüne gitmek istemiyordu ayakları, ruhu. Yaraların kabukları tutulup birden çekili verilecekti, yarası acıyacaktı, kanayacaktı yeniden. Kanamasa sağ olma ihtimali az, dizleri sargılı, başı sıkılmış yine nasıl ağrıdığı suratından iyice belli ev sahibine bir merhaba der, hatırını sorardı ama yaralarını o kadar deşecek ağır bıçak gibi sorulara şimdi bile hazır değildi.

Bahçede hanımeliler artık yoktu, kokusu gelmiyordu, olsa bu mevsim gelirdi. Arka tarafta olsa gelir diye kafasını çıkarıp beklediği pencereye baktı. İçeri girse kapı çalacak o gelecek diye beklediği, ayna karşısında saatlerce hazırlanıp gecelere gitmeyi düşlediği o pencere ve ardı.

Gülümseme yayıldı suratına. Yaralarını deşmeyi kanatmayı ne de çok seviyordu. Bir ayrılıktı. Adı sanı önceden konmuş, geciktirilmiş tarihleri üstü hep karalanmış gala gecesi tarihli bir afişle bir çağrıydı. Hiç olmayacakmış gibi beklenen bir kaderdi. Geçip giderken arkasına bakmak içinden gelmedi. Yalnızlığı koluna girmiş, başı dikelmiş bunu bile dercesine bir dikeliş. Acıları şimdi iyileşen bir sızıya dönüşmüş böyle yürünen artık hızlı adımlarda. Sokaktan bir daha geçemedi. Ne de olsa üst üste yaşanması zordu. Yürüdü, artık olmayan camında kiralık yazan bakkalı geçti, gece geç vakitlerde açık olur bir sigara bir rakıya bilemedin birkaç şişe biraya çoğu zaman galonluk kötü şaraplara koşuşturmacalar yaşadığı, yaşadıkları bakkal kiralık bir dükkandı şimdilerde.

Yazan: Prensesin Babası – http://hayatmasali.com

 

Etiketler: ,