-Sabah kahvaltıya bana gelsene, oturur biraz ondan bundan konuşuruz biraz dedikodu yaparız. Anlatacak o kadar çok şey birikti, laflarız hem de. Bende havadisler var, telefonda olmaz. Bekliyorum. Sabah gel laf dinlemem bekliyorum görüşürüz… Bekliyorum dedim… O kadar…

Telefonu kapattı. İçinde birikmiş anlatılacak o kadar olay vardı, paylaşmak istiyor kimselerle paylaşamıyordu. Şarkılar söylemek istiyordu, kuşlar gibi şakımak.

mutlu kadın

Bu kadar mutlu olduğu akşamlar hiç olmamıştı diye düşündü. Saçlarındaki tokaları çıkarıp tuvalet masasının üstüne attı havalandırdı şöyle saçlarını. Yaşamak güzeldi. Güzeldi Ankara. Yatıp uyumalıydı. Rüyalar görmeliydi, ılık soluklu heyecanlandıran yüreğini, uyanınca bir gülümseme yapıştıran suratına neden olduğu anlatılamayan cinsten rüyalar görmeliydi.

Kafasını koyunca hemen uyuyamıyordu yine. Mutluluktan olabilir mi? Diye düşündü. Rüyalar görmeliydi ve o rüyalar çıkmalıydı. Rüyamda görmüştüm diye anlatmalıydı kahkahalarla gördüğünü sonraları. Çıkardı üstünü, ayna da kendini gördü beğendi yine bu gece vaktinde bile dedi. Beğendi.

 

Etiketler: ,