Ortaçağ savaşlarının barbarca ve hunharca yapıldığı için o savaşların iç bir kuralı yokmuş gibi gelir bize. Tarihçilerde öyle anlatmayı tercih ediyorlar.

Ama değil.

Şehirlere, kasabalara saldırılarda kurallar vardı.

Teslim çağrısında teslim olursanız az bir fidye ile şehri terk edip canınızı ve bir miktar malınızı kurtarma.

Şehrin kuşatıldıktan sonra ağır bir fidye ile canınızı kurtarma, talandan kurtulma.

Direnip teslim olmaz iseniz can ve malınızdan vazgeçtiğiniz anlamına geldiği.

Eğer şehri siz teslim etmez ve onlar alırsa şehirde ki bütün ibadethanelerinin (özellikle en büyük olanın) alanların ibadethanesine dönüştüğünü.

Talanın bu kurallarda yapıldığını. Teslim olma şartlarında talanın süresinin de karara bağlandığını.

Bunları bilmeyince öyle kafadan bir tarih oluşturuyoruz.

İstanbul’un fethini (özellikle Ayasofya’nın durumunu) bununla değerlendirmek lazım.

Bir tartışma konusu açmak niyetinde değilim.

Sadece biraz araştırın diye düşündüm.