Biliyorsun artık kahve yasak. Ama dinlemiyorum yasağı. Bir saatinde günün bir kahve tadına bırakıyorum kendimi. Yanında bir şeyler almam külliyen yasak. Yalnız gitmiyor meret. Tabağının kenarına ilişmiş binlerce tat onlarda kesinlikle yasak. Çıkılmış mı dersin, inilmiş mi ? Merdivenin basamakları gibi sıra sıra birikmiş bir dolu her şey.

kahve yağmur

Uyunmamış uykuların yerine konmuş bir dolu gece anısı, bir dolu sabaha çıkılmış çabucak bitirilmiş bir birinin aynısı desen şimdi fark ediyorsun bütün Çinliler gibi hiçbiri diğerine benzemiyor. Gecelerin kadınları güzel kokuyor o zaman şimdi diyorsun, Fidji, İntimate, Elegance, Moonwind, Chanale5 ve o geçen gün güzel bir yazıdan burnuma gelen Je’Reviene.

Hayatı ıskalamış bir sakal bıyık bırakmışlık, unutulmuşluk çoğu zaman suratında taşıdığın. Yüreğinde taşıdığın gençlik o zaman da ihtiyarlık yüreğinin bir köşesine yerleşmiş seni beklemekteyken. O Klasik Rus yazarlarının uzun cümlelerine dayanamayıp atlayarak okuduğun klasikleri şimdi kahve yanında hatırladıkça içine sindirerek her kelimeyi onlarca tekrarlayarak hatırlamak, içinde senin yaşadıklarının ders cümleleri olarak. Ayaklarını sokup denize beklemek ihtiyar balıkçının balığı gelip seni alıp götürecek o sırada yaşamak acı onca yükle, şimdi üfle gitsin misali. Bir başka deniz kıyısı ay çıkmasın buluttan daha nefesimiz var bitmesin dudak dokunuşuna. Yasakmış umurunda mı tabağa takılmış kokusuna ilişmiş binlerce yenmez içilmezle birlikte. Bir öğleden sonra, bir şarkı kulağına fısıldıyor çağır gelsin kahveyi, bugün yanında yağmurda var.

Yazan: Prensesin Babası – http://hayatmasali.com

 

Etiketler: ,