Toros Dağları’nın en yüksek tepelerinden birine yayılmış milli bir park olan Nemrut Dağı’nda bulunan tarihi taş oymalar, sarp peyzajın üzerinde 164 m yükseklikteki bir höyüğün önünde yer alır. Nemrut Dağı heykellerinin tarihi ise kısaca şöyle:

M.Ö. 70’ten M.Ö. 38’de hüküm süren  Commagene Helenistik Kralı I. Antiochus birçok tanrı ve hayvan gardiyanının kuşattığı kendine benzer bir heykel yapılması emrini verdi. Yetenekli işçiler, yerel toprak, kireçtaşı malzemeler kullanarak iddialı bir morg kompleksi oluşturdular. Ancak, düşük rakımına rağmen, 1881’de Alman araştırmacı Charles Sester tarafından yeniden keşfedilmeden önce yüzyıllar geçti. 

Kazı sırasında, arkeologlar ayrıca Antiochus atalarının kabartma oymalarıyla, soy bağlarına dikkat çeken yazılar bulunan kumtaşı stellerini de buldular. Alan 1987 yılında bir UNESCO Dünya Mirası bölgesi kabul edildi. Zamanla, birçok heykelin başı vücutlarından kopup, yere düşüp durdular. Bu, muhtemelen oymalar bir deprem bölgesinde olduğu için ayrışma ve diğer doğal sebeplerdendir.

Nemrut Efsaneleri

Hıristiyanlığın burada doğduğundan Mayalar Uygarlığı’nın kuruluşuna ve hatta heykelleri uzaylıların buraya taşıdığına kadar yüzyıllarca Nemrut efsaneleri üretildi. Her şey bir yana kesin olan doğru; bu dağda gizli tünellerin olduğu ve Commagene Kralı I. Antiochos’un kayıp mezarıdır. Belki siz de bu sırlarla dolu dağı ziyaret ederek gizemi çözebilir, yeni bir efsane yazabilirsiniz.