İki arada bir derede yaşıyoruz gibi gelmiyor mu size de? Hayatımızda ne oluyorsa bir anda ortaya çıkıyor, bir akşam yemeğinde, bir sabah kahvaltısında, gece kapatmayı unuttuysak bir telefon mesajında. Öyle kalp krizi, öldü falan değil. Öyle elli yıllık meseleler, yüz yıllık davalar bir tarafa; kimin kimle ne zaman ne halt karıştırdığı da bir anda ortaya çıkıyor. Yaa arkadaş madem açıklayacaktınız, elinizde belgeniz de varmış ne zamandır şimdi niye? Niye daha önce değil ya da arkadaş bıraksaydın da yemeği bitirip çaydan bir yudum alsaydık da ondan sonra açıklasaydınız. Sahteydi dediğiniz asıl çıkıyor. Asıl dediğinizin sahte olduğu iddiası daha siz açıklarken ortaya biraz da ağırdan alınınca daha önceden ortaya konuyor. İnanılır gibi değil. Alt yazıdan Obama’nın iki hindiyi affettiği geçiyor.

Kafayı epeydir toplayamadığımız bir gerçek, dağılmış kafada pek bir işe yaramıyor. Arkadaş bu haberleri yemek vaktine çok getirmeyin sağlık sistemimizde mide ilaçları ve tedavisinin ne tuttuğunu bilmiyorsunuz galiba. Hadi biliyorsunuz o zaman bunun sebebinin bu haberlerin yemek vaktine denk getirildiğini bilmiyorsunuz.

Hadi haberleri yapıyorsunuz ne acelemiz var? Her şey bir anda olup bitiyor. Tak diye sabah söyleniyor akşama iş bitmiş. Kanun sabah söyleneni yasa dışı olarak kabul etse de akşam kanun eğişmiş ya da yok her şey yasal. Saymakla bitmez senede elli iki hafta var, elli iki hafta da yüz dört ayrı olay, hepsi harıl harıl bir anda geliyor, bir hafta tangır tungur bir şeyler oluyor. Gündem çöküyor. Her şey süt liman sessizlik, değişen değişmiş, yapılan yapılmış süre bitmiş, reklamlar girmiş çay gelmiş. Oh ilk yudum. Koşsanız yetişemiyorsunuz gündeme. Ne yedik bu akşam?

Kilo alıyoruz. Obezlik geni falan yok direk yemekteki haberler. Yaa söylesenize bu akşam ne yedik. Beş dilim ekmek mi? Yuhh tamam tamam ekmeği keseceğim de bu akşam ne yedik onu söyleyin.