“Kemoterapi” bu kelimeyi duyar duymaz dahi içim cız ediyor. Ne kadar zorlu bir tedavi. Bu tedaviden etkilenen sadece hastalar olmuyor. Ailesi de adım adım yaşıyor, hissediyor.

Bazen hayatta bazı şeyleri görmeden, yaşamadan farkedemiyoruz. Tıpkı benim Bursa’da hastaneye gidip, kemoterapi tedavisi görenlerin katına gitme anıma kadar…

Haydi, Bir Tuğla da Sen Koy

O katta sanki melekleri gördüm ben. Saçları dökülmüş, maskeli küçücük masumlar… Hele bir tanesi dikkatimi çekti. İzledim, hüzünlendim. İki, üç yaşlarında Muhammed isminde taptatlı bir çocuk. Şişirilmiş eldiveniyle koridorda koşuşturuyor ve oynuyor. Sevmek istedim fakat huysuzlandı. Annesine de aynı şekildeydi. E kolay mıydı o küçücük canın yaşadıkları?

Gözlerimden süzülen yaşları gizledim. O an dedim aman Allah’ım nasıl dayanır bu çocuk o tedaviye. Bir de dönüp baktım kendi dertlerime dert mi diye!

Acı… Acıyordu canları. Acınası değillerdi asla! Acımasız bir şey vardı; o da hayattı…

Yazan: gonce-i mai

 

Etiketler: ,