Ülkemizde ilk baskısını geçtiğimiz yıl yapan Napoli Romanları, popülaritesini her geçen gün arttırmaya devam ediyor.

Müstear isimli yazar Elena Ferrante’nin; “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım”, “Yeni Soyadının Hikayesi”, “Terk Edenler ve Geride Kalanlar” ve “Kayıp Kızın Hikayesi” isimli dört ciltlik Napoli Romanları serisiyle edebiyat dünyasında fırtına gibi esmeye devam ediyor. Napoli’nin fakir bir kenar mahallesinde Lila ve Lenu isimli iki kızın 1950’lerden günümüze uzanan dostluklarını hikaye eden seri, aşk, evlilik, annelik gibi konuları yeniden sorgulamamıza neden oluyor. Neredeyse 70 yıllık bir dostluğun sıcacık bir dille resmedildiği kitapta varlığını hissettirmekten çekinmeyen feminist ruh, erkek okurları bile içine alabilecek kadar içtenlikli… Öyle ki, bin 700 sayfalık 4 cildi ne zaman bitirdiğinizi anlamıyorsunuz, hatta son sayfalarda içinizde uyanan merakla kitabı bitirme korkusu arasında gidip geliyorsunuz.

Feministleri Heyecanlandıran Seri: Napoli Romanları

Kitabın anlatıcısı yaşlı Elena Greco’nun (Lenu) 60 yıllık arkadaşı Rafaella Cerullo’nun (Lila) ortadan kaybolduğu haberini almasıyla başlayan kitap, okuru sadece Napoli değil, Roma, Pisa, Cenova ve İtalya’nın güneyindeki yazlık sayfiyelerde de bir gezintiye çıkarıyor.

Yazar Elena Ferrante, verdiği az sayıdaki röportajda gerçek kimliğinin ortaya çıkması halinde yazarlığı tamamen bırakacağı yolunda keskin açıklamalar yapmasına rağmen, sadece İtalyan değil Amerikan basını da bu mükemmel kalemin sahibini bulmaya kararlı görünüyor. Ancak Ferrante hayranları, yazarın yeni kitap yazma ihtimalini tehlikeye atan bu tür araştırmalara tepkili.

Eren Yücesan Cendey’in son derece başarılı bir çeviriyle dilimize kazandırdığı Napoli Romanları, Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini alıyor.