Soyle bir baktimda uzun zamandir blogda ben yazi yazmamisim, hal boyle olunca neredeyse futbol sezonu bitmek uzereyken ve Fenerbahce sampiyonlugunu resmen ilan etmisken Besiktas hakkinda cok birsey de yazmamisim.

Gecen sene ara ara “ne olacak bu Besiktas’in hali” ana fikrinden yola cikarak bir kac yazi yazmistim. Bu sene Besiktas ne yapti ben anlamadim iyimiyiz – kotumuyuz bilemedim. Bir Besiktas taraftari olarak tek bildigim takimda oynayan futbolcularin %70’nin ruhla oynamadigi, hal boyle oluncada yenilgiler, beraberlikler kacinilmaz.

beşiktaş vodafone arena inşaat

Tabi konumuz Besiktas’in futbolu olmayacak bu yazida, basliktanda anlasilacagi uzere Vodafone Arena Besiktas Akilli Stadyumu’nun ilk reklam filmini yazacagim. Vodafone Arena insaati son hizla devam ederken bir reklam filmi cekilmis. Reklami bir kac kez izledim ve genele bakinca guzel olmus dedim kendi kendime, saniyorum bir cok kiside benimle ayni duygulari paylasiyordur.

Oksijenci‘den Gönderi

 

Reklam Filmini izledikten sonra Facebook’ta dolasirken bir gonderiye denk geldim ve bu yaziyida sizlerle paylasmak istiyorum. (biraz uzun ama okumaya deger)

beşiktaş çarşı

Biz 18 kişiydik…

18 delikanlı… 18 bıçkın yiğit… 18 güzel adam…
Aynı mahallenin sevdalı gençleri yani…
Pek yaman adamlardık doğrusu…

Ve bir kız geçerdi önümüzden…
Her gün, her hafta, her ay, her yıl..
Kimimiz kaldırımda
Kimimiz pencerede
Kimimiz arabada yakalanırdı!
Hayaller kurardık hep…
Öyle alımlı,
Öyle narin,
Öyle güzeldi ki..
18 delikanlı
18 güzel adam hani..
Aynı kıza aşıktık,
en saf, en çırılçıplak duygularla!

Mahallenin en güzel kızıydı O…
18 erkek, 1 en güzel kız…
Tarihsel bir aşk öyküdür bu!
Oysa Tanrı; erkeklere fiziksel güç,
özgür kadınlara ise “Seçme” hakkı vermişti!
Her yılın sonunda,
o kız, içimizden 1’ni seçerdi…
Seçme hakkı onundu!
Evlenip giderdi sonra…
Görmezdik bir daha onu…
Sanırım mutlu olurdu…
Sonra, ertesi yıl yani…
Bir başka kız taşınırdı mahalleye…
İsimleri nedense aynı olurdu!
Aynı isimde başka bir güzel kız!
Güzel mi güzel..

Her yıl bizim mahalleye taşınan bu güzel kızın adı “Şampiyonluktu”.

Hemen şuracıktaki arka sokağa taşınan 2. güzeli hiç sormayın..
Adı “Şampiyonlar Ligi” idi..
Biraz hoppa ama çok cilveliydi!
“Perişan” ederdi bizi…
Öyle oynak, öyle uzun bacakları vardı ki!
Öte mahallenin delikanlısı Galatasaray ile bu yıl; bu kız için çekişiyorduk!
Ne yapalım!
En güzel kızı bu sene, Fenerbahçe kaptı!
Kız da güzeldi ama…

Kimi yıl,
3. kız taşınırdı..
Üçüncü güzelin adı “Kupa” olurdu..
Türkiye Kupası..
Hepimiz, ona da aşık olurduk..
Dedim ya bıçkın delikanlılardık!

Neyse…
Hatırlarım, bir seferinde, sarışın kıvırcık saçlı bir kız geldi!
Ana caddenin köşedeki apartmanına..
‘4. güzel olsa bu gerek’ demiştik!
Bir defa gördük onu..
Evlendi gitti o kız da..
Adı “Avrupa Şampiyonluğu” idi hatırladığım kadarıyla!

Güleceksiniz ama..
Adı “UEFA Kupası” olan kız da vardı!
Bizim mahallede..
Yalan değil,
kimi zaman biz de o kızla “Oynaştık”!
Pek cilveli değildi ama güzel kokardı…
‘E delikanlıya damsız gezmek yakışmazdı!’…

Geleyim sadede..
Benim adım Kartal’dı..
Alem beni Beşiktaş olarak iyi bilirdi…
Ağır ağabey,
ağır delikanlıydık!
Masaya yumruğumu vurdum mu yer gök inlerdi!
Kimileri bana “ÇARŞI” derdi…
Aynı mahallenin ‘Şövalye ruhlu vicdanlı gençleri’ yani..
Ama her şey erkekçe olsun isterdik..
Üçten beşten geri kalan değildik hani..
“Her kahvede masası,
Her karakolda ismi,
Her güzelde resmi..” olan!
Mahallenin başkaldıran,
gözü kara Siyah-Beyaz delikanlısı yani!
Asi nehri gibi asi çocuğu ha…
Hani kıvrık kirpikli o çocuk işte!
“Vicdan, adalet, onur, erdem, şeref, gurur ve fazilet” diye haykıran çocuk…
Entelektüel alemin en dolusu…
Delikanlının önde gideni…
Varsın bu yıl en güzel kızı Fenerbahçe kapsın..!!
Kız onları seçti ne yapalım!!
Ne de olsa mahalleye gelin geldi..
E artık, gelinimiz sayılır tabii..
Hem dostlarımızın mutluluğu bizim mutluluğumuzdur!
Ha, bu arada sen de yaz defterine bir daha Kartal!
Seneye, yine 4 güzel kız taşınacak bu mahalleye…

 

Etiketler: , ,