Durum nasıl bir bakalım…

Gezi parkı yerli yerinde büyük bir ihtimalle uzun süre öyle kalacak bir şenlik alanı gibi. Doğrusu da bu.

Ankara ve İzmir öyle değil. Adana hiç değil. Antakya çok ayrı bir yerde.

Gezi parkında ki gibi börek çörek getirin buralarda oturup müzik yapalım, fotoğraf çekelim yok.

Taksim direniyor.

Ankara Kızılay Meydanı Gezi Parkı Direniş

Ankara Kızılay Meydanı Gezi Parkı Direniş

Ankara ve İzmir saldırı altında bunu bilin. Devamlı sert saldırılar altında. Bir şekilde yara almamış bir yerinde çürü çarık olmayan kalmadı. Artık kimse yaralarını gösterip baaak diyemiyor. Karşısında ki daha ağırını gösterip utandırıyor.

Taksim’e laf söylemek değil amacım.

Direnişin merkezi olması, oradaki desteği yüksek tuttuğu ve gözlerin oranın üstünde olması, medyanın ilgi odağı olması orayı daha korunaklı yapıyor.

Ankara da direniş Kızılay’ı zorlukla alıp veriyor, Tunalı bile günde birkaç kez el değiştiriyor. Destek kitleleri yorgun. Bazı zamanlarda destek gelmiyor bile.

Izmir Meydanı Gezi Parkı Direniş

Izmir Meydanı Gezi Parkı Direniş

Adana kitleleri zor topluyor. Daha önce direnişlerde çok yaralar almış bir kitlesi var. Antakya provakasyonlara çok açık bir alan. Bir de kayıpları var. Çok sorumlu olmak zorundalar.

Medya hiçbir şeyin farkında değil. Yaşamın kurtulması, baskıdan uzaklaşmak değil. Gezi parkında bir yapılaşma hesabına takılmış işi buradan götürüp birileriyle bozuşmadan bu işten yırtmak peşinde.

O yüzden bu hikaye daha da derinleşecek görüyorum.

Nedeni basit sadece vucut yaralıları değil, gönül yaralıları da çoğaldı.

Direnişin Gezi parkı ile ilgili yaraları sarılabilir. Ama diğer illerde ki yaralar daha ağır, yaralıları çok fazla.

İzmir ve Ankara ile diğer iller daha çok gaz kokuyor. Daha job yarası var. Daha çok darp yarası var. Geçmesi daha uzun zaman alır.

Bakınca böyle.

Tencere, tava sesi daha çok çıkıyor. Ve daha uzun sürüyor…